Hangi Ülke ve Pazarlarla STA Yapılmalı? Yakın ve Orta Vadeli Öncelikler

Stratejik Çerçeve: STA Seçiminde Neye Bakılmalı?
Her STA, eşit değer taşımaz. Bir ülkeyle STA imzalamanın anlamlı olabilmesi için şu kriterlerin bir arada değerlendirilmesi gerekir: pazarın büyüklüğü ve büyüme potansiyeli, Türkiye’nin rekabetçi sektörleriyle örtüşen talep yapısı, mevcut ticaret açığı ya da fazlasının seyri, jeopolitik konumlanma ve çeşitlendirme değeri. Bu çerçevede aşağıdaki öncelik haritası şekillenebilir.
Yakın Vade (0–2 Yıl): Müzakeredeki Anlaşmaları Sonuçlandırmak
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK)
Suudi Arabistan, BAE, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Umman’ı kapsayan KİK ile müzakereler halihazırda aktif olarak sürmektedir. Bu anlaşmanın tamamlanması, Türkiye için yakın vadede en yüksek ekonomik dönüşümü sağlayacak STA olma potansiyeli taşımaktadır. 2024’te Suudi Arabistan’a ihracatta yakalanan %52’lik artış, bu pazarın henüz ne kadar az değerlendirildiğini ortaya koymaktadır. Tekstil, mobilya, makine, gıda işleme, inşaat ve kentsel altyapı alanlarında Türkiye’nin güçlü olduğu sektörler doğrudan talep bulmaktadır.
Endonezya
200 milyonu aşan nüfusuyla Endonezya, Güneydoğu Asya’nın en büyük ekonomisidir. Müzakereler sürmekte olup tamamlanması halinde Türkiye’ye kapsamlı bir Asya-Pasifik kapısı açacaktır. İnşaat malzemeleri, hazır giyim ve tarım-gıda ürünleri bu pazardaki başlıca fırsatlardır.
Japonya
Yüksek teknoloji ve katma değerli sanayi ürünlerinin hakim olduğu Japonya ile anlaşma, Türkiye’nin teknoloji transferi açısından en stratejik hamlesinden biri olabilir. Müzakereler aktif olmakla birlikte ilerleme yavaş seyretmektedir; taraflar arasındaki tarife dışı engellerin çözümü sürecin kritik halkasını oluşturmaktadır.
Ukrayna
İmzalanmış olmakla birlikte onay sürecinde bekleyen Türkiye-Ukrayna STA’sının bir an önce yürürlüğe girmesi önemlidir. Savaş koşulları belirsizlik yaransa da savaş sonrası dönemde Ukrayna’nın yeniden yapılanmasında Türkiye’nin yerini güvence altına alacak bir anlaşma olarak öne çıkmaktadır.
Orta Vade (2–5 Yıl): Yeni ve Stratejik Pazarlar
Hindistan
Türkiye ile Hindistan arasında halihazırda aktif bir STA müzakeresi bulunmamaktadır; ancak stratejik açıdan bakıldığında bu, giderek büyüyen bir eksikliktir. Hindistan 1,4 milyar nüfusuyla dünyanın en hızlı büyüyen büyük ekonomisi konumundadır. İnşaat makineleri, tekstil, tarım makineleri ve kimyasal ürünler öne çıkan ihracat kalemleridir. Türk inşaat firmalarının Hindistan pazarına girişini kolaylaştırma potansiyeli de göz ardı edilmemelidir.
MERCOSUR (Brezilya, Arjantin, Uruguay, Paraguay)
Güney Amerika’nın en büyük ekonomik bloğu olan MERCOSUR ile müzakereler resmi olarak başlatılmış olmakla birlikte fiilen askıya alınmış durumdadır. Tarım alanındaki rekabet kaygıları anlaşmayı zorlaştırmaktadır; ancak özellikle sanayi ürünleri ve hizmetler ekseninde dengelenmiş bir çerçeve oluşturulabilirse büyük bir pazar kapısı aralanabilir.
Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Alanı (AfCFTA)
Türkiye, Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Alanı Sekretaryası ile işbirliği mutabakat zaptı imzalamış durumdadır. 54 ülkeyi kapsayan bu yapıyla kurumsal bir çerçeve kurmak, ikili STA’ların ötesinde bir stratejik açılım fırsatı sunmaktadır. Türkiye’nin zaten güçlü ticari ilişkiler kurduğu Fas, Mısır ve Etiyopya bu köprünün doğal ayaklarıdır.
Meksika
OECD üyesi, USMCA çerçevesinde ABD-Kanada ile entegre olan ve kendi başına 130 milyonluk bir pazar olan Meksika ile müzakereler tıkalı durumdadır. Türkiye’nin otomotiv, makine ve tekstil ihracatı açısından değerli bir hedef pazardır.
Körfez Dışı Orta Doğu: Irak
Türkiye’nin Irak ile ikili ticaret hacmi yaklaşık 15 milyar dolar düzeyindedir. Kalkınma Yolu Projesi’nin hayata geçirilmesiyle bu rakamın çarpıcı biçimde büyüyebileceği öngörülmektedir. Kapsamlı bir STA ya da Tercihli Ticaret Anlaşması, bu ilişkiyi güvence altına alacak ve ticaretin önündeki bürokratik engelleri kaldıracaktır.
Güncellenmesi Gereken Mevcut Anlaşmalar
Yeni anlaşmalar kadar önemli, hatta daha acil bir başlık: mevcut anlaşmaların modernizasyonu.
Birleşik Krallık STA’sının Kapsamının Genişletilmesi: Mevcut anlaşma, Brexit döneminin kısa vadeli önceliğiyle hazırlanmıştır. Hizmetler, dijital ticaret, yatırımlar ve kamu ihaleleri konularını kapsayacak biçimde güncellenmesi gerekmektedir.
Mısır, Fas ve Tunus Anlaşmalarının Revize Edilmesi: Bu anlaşmalar, asimetrik yapıları nedeniyle Türkiye sanayisini özellikle tekstil sektöründe baskı altına almaktadır. Güvenlik mekanizmaları ve tarife dışı engellerin düzenlenmesi öncelik taşımaktadır.
Güney Kore ile Hizmet ve Yatırım Eklerinin Eklenmesi: Türkiye-Güney Kore ticareti hem hacim hem de teknolojik içerik açısından büyüme potansiyeli taşımaktadır. Mevcut mal ticareti odaklı anlaşmanın hizmetler ve yatırım boyutlarıyla zenginleştirilmesi değer yaratacaktır.
Sonuç: Nitelik, Nicelikten Önce
Türkiye’nin önümüzdeki dönemde KİK, Hindistan ve AfCFTA üçlüsüne odaklanması stratejik öncelik sıralamasını netleştirecektir. Bununla birlikte, her yeni anlaşmada “ihracatçıya ne kazandırır, sanayici ne kaybeder” sorusunun önceden yanıtlanması ve anlaşmayı müzakere eden ekiplerin yerli sanayi paydaşlarıyla koordineli çalışması şarttır.



