Mevcut STA’ların Türkiye Sanayi ve Ticaretine Faydaları ve Zararları

Tabloya Bir Bakış: Türkiye’nin STA Ağı Nerede Duruyor?
Türkiye bugüne kadar 38 ülke ve ülke grubuyla Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalamıştır. Bu anlaşmaların 11’i, imzacı ülkelerin AB üyeliğe girmesiyle kendiliğinden sona ermiştir. Halihazırda yürürlükte olan 21 anlaşmayla Türkiye, küçük ve orta büyüklükteki ekonomiler arasında oldukça geniş bir tercihli ticaret ağına sahiptir.
Yürürlükteki başlıca anlaşmalar şöyle sıralanabilir: EFTA ülkeleri (İsviçre, Norveç, İzlanda, Lihtenştayn), Birleşik Krallık, Güney Kore, Malezya, Singapur, Gürcistan, Şili, Mısır, Fas, Tunus, Ürdün, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ, Makedonya, Moldova, Mauritius ve Faroe Adaları. Bunların yanı sıra Katar, Lübnan, Kosova, Sudan ve Ukrayna ile imzalanmış anlaşmalar iç onay sürecindedir; Japonya, Endonezya ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile ise müzakereler aktif biçimde sürmektedir.
Bu tablo, ham rakamla etkileyici görünse de içeriğe bakıldığında tablonun daha nüanslı olduğu anlaşılır.
Faydalar: STA’lar Türkiye’ye Ne Kazandırdı?
- İhracat Pazarlarının Çeşitlenmesi
STA’ların en somut katkısı, Türkiye’nin Avrupa pazarına olan kronik bağımlılığını kısmen dengelemesine zemin hazırlamasıdır. Güney Kore, Singapur ve Malezya gibi Asya pazarlarıyla kurulan tercihli ticaret ilişkileri, özellikle makine, kimyasal maddeler ve tekstil ihracatında yeni kapılar açmıştır. Birleşik Krallık ile Brexit sonrası hızla imzalanan STA ise iki taraf arasındaki ticaretin kesintisiz sürmesini sağlamış; 2024’te Türkiye’nin İngiltere’ye ihracatında %22,2’lik artış kaydedilmiştir.
- Gümrük Maliyetlerinin Düşürülmesi
Özellikle tekstil, hazır giyim, tarım ürünleri ve otomotiv yan sanayi gibi emek-yoğun sektörlerde STA’lar doğrudan maliyet avantajı sağlamaktadır. Gümrük vergilerinin kaldırılması ya da indirilmesi, Türk mallarını STA ortağı pazarlarda rakip ülkelere kıyasla fiyat açısından avantajlı kılmaktadır.
- Yatırım Ortamının Güçlenmesi
STA’lar, yalnızca ticaret değil, dolaylı yatırım çekici etkisiyle de değer yaratır. Tercihli piyasa erişiminin güvence altına alındığı ülkelerle çalışmak isteyen yabancı yatırımcılar için Türkiye, bir üretim ve ihracat üssü olarak daha cazip hale gelir. Özellikle Avrupa’ya erişim sağlamak isteyen Asyalı firmalar bu modeli zaman zaman tercih etmektedir.
- Jeopolitik Araç Olarak STA
Ukrayna, Gürcistan ve Balkan ülkeleriyle yapılan anlaşmalar salt ticari değil, stratejik bir derinlik de taşır. Türkiye’nin bölgesel liderlik iddiası, ticaret ağı genişledikçe somut bir ekonomik zemine oturmaktadır.
Zararlar: STA’ların Gözden Kaçan Maliyetleri
- Asimetrik Yapılar ve “Ucuz Mal Kapısı” Sendromu
Türkiye’nin STA müzakerelerinde yapısal bir sorun yaşandığı uzun süredir dile getirilmektedir: AB ile Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye, AB’nin üçüncü ülkelere yönelik STA’larını fiilen kabullenmek durumunda kalmakta; ancak karşılıklılık ilkesi tam işlememektedir. Bu durum, özellikle Mısır, Fas ve Tunus gibi kuzey Afrika ortaklarıyla kurulan anlaşmalarda Türk sanayisini düşük maliyetli üretim merkezlerinin rekabetine açmıştır. Tekstil ve hazır giyimde Mısır’ın Türkiye pazarına girişi bu asimetrinin en çarpıcı örneğidir.
- Tarımsal Dengesizlikler
Bazı anlaşmalarda tarım ürünlerine yönelik tavizler, Türkiye’nin zaten kırılgan olan tarım sektörünü baskı altına almıştır. Özellikle işlenmiş tarım ürünlerinde ucuz ithalatın artması, yerli üreticilerin rekabet gücünü aşındırmıştır.
- Hizmetler ve Dijital Ticaretin Kapsam Dışı Kalması
Türkiye’nin mevcut STA’larının büyük çoğunluğu mal ticaretini esas almakta; hizmetler, dijital ticaret, fikri mülkiyet hakları ve yatırımlar yeterince kapsam içine alınmamaktadır. Küresel ticaretin giderek daha fazla hizmet ve veri üzerinden şekillendiği bir dönemde bu boşluk stratejik bir zayıflığa dönüşmektedir.
- Savunma Sanayii ve Yüksek Teknoloji Sektörlerinde Yetersiz Koruma
Hızla gelişen savunma sanayii ve yüksek teknoloji ürünleri ihracatı, bazı STA ortaklarına fikri mülkiyet ve teknoloji transferi konularında belirsizlik içeren bir ortamda yapılmaktadır. Bu alanda anlaşmaların güncellenmesi ivediyet taşımaktadır.
- Sanayi Kesiminin Bilgi ve Kapasite Eksikliği
STA’ların teorik avantajı, sahaya yansıması için menşe kuralları, uygunluk belgelendirmesi ve gümrük prosedürleri konusunda firmalar düzeyinde yeterli bilgi ve kapasiteyi gerektirmektedir. KOBİ ağırlıklı Türk ihracatçı yapısında bu kapasite eksikliği, anlaşmaların sunduğu fırsatların tam olarak kullanılamamasına yol açmaktadır.
Sonuç Değerlendirmesi
Türkiye’nin STA ağı, ihracat hacmini büyütmek için vazgeçilmez bir araçtır ve anlaşmaların net katkısı pozitiftir. Ancak mevcut anlaşmaların büyük bölümü tarihinde kalmış, dar kapsamlı ve yalnızca mal ticaretine odaklanan yapılardır. “Daha fazla STA” değil, “daha kaliteli STA” ilkesiyle hareket etmek, önümüzdeki dönemin ana stratejik gündem maddesi olmalıdır.



